28 Ekim 2010 Perşembe

Takıma güvenim sonsuz.

Takıma güvenim sonsuz..

Galatasaray Televizyonu'nda Yayınlanan ''10 Numara Yorum'' Programına konuk olan Hagi, son 4-5 gün içerisinde bir çok şey olduğunu dile getirerek, ''Hayatımda birçok değişiklikler yaşandı, ama herkes çok olumlu reaksiyonlar gösterdi. Konsantrasyon ve istek olarak her konu olumluydu. Ayrıca çok güzel bir maç oynadığımızı söyleyebilirim. Önemli bir derbi maçıydı, zorlu bir deplasmana çıktık. Ama takım olarak çok güzel bir reaksiyon gösterdik, ayrıca bireysel olarak da oyuncular çok güzel oynadılar'' diye konuştu. 

''Galatasaray'ın fizik kalitesini şu anda nasıl buluyorsunuz ve nasıl bir Galatasaray oluşturmayı planlıyorsunuz'' sorusu üzerine Rumen teknik adam, şunları söyledi: 
''Takımla ilgili fazla yorum yapmak istemiyorum. Buradaki durumu herkes biliyor. Böyle bir zor durumda buraya gelmeyi kabul ettim ve çok çalışmam gerektiğini biliyorum. Takım çok iyi gitseydi herhalde ben burada olmazdım diye düşünüyorum. Dolayısıyla bunu bildiğim için, ancak şu mesajı verebilirim; gerçekten çok çalışmam gerekiyor ve işleri yerine oturtmam gerekiyor. Taraftarımız, camiamız yanımızda olsun, oyuncularda çok çalışmamız gerektiğini anlasın ve biz bunları plan-program yaparak bu durumu değiştirmemiz gerekiyor. Çünkü Galatasaray'da işler iyi gitseydi, o zaman ben burada olmazdım.'' 

-''BAŞARI İÇİN 2 ÖNEMLİ ŞART VAR''- 
Hagi, başarı için 2 tane çok önemli şart bulunduğunu anlatarak, ''Takım olarak kendimizegüvenmemiz gerekiyor. Israrlı ve istekle çalışmak gerekiyor. Bireysel olarak geçen günden daha iyisini yapmaya çalışmak gerekiyor. Bu iki şartı biraraya getirdiğin zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkar. Bireysel olarak oyuncu kendisine güvenmeli. Bu iki konu üzerinde çalışıyorum'' diye konuştu. 

-''HER ŞEY ZAMAN İÇİNDE OLACAK...''- 
''Sihirli bir şey yok. Her şey zaman içerisinde olabilecek bir husus'' diyen Hagi, ''Benim futbol konusundaki felsefemi herkes biliyor. Her şey zaman içerisinde belli olur. Elimizi çabuk tutup, her şeyi çok çabuk yapmamız gerekiyor. Ama benim takıma güvenim sonsuz. Takım ruhuna güvenim sonsuz. Çünkü her zaman takım olarak kazanırız. Fakat, bireysel olarak oyuncu o farkı yaratmalı. Dolayısıyla oyuncuyu mental olarak çok iyi bir duruma getirmem gerekiyor. Takım da kolektif olarak oyunu çok iyi öğrenmesi gerekiyor'' ifadelerini kullandı. 

İlk antrenmanında Elano ile yaptığı konuşmalarını anlatması istenen Hagi, şunları kaydetti: 
''Oyuncularla yaptığım görüşmeler ve konuşmaların aramızda kalmasını isterim, ama genel hatlarıyla bahsedersek, oyuncu kendisine güvenildiğini çok iyi hissediyor. Çünkü hepsi değerli oyuncu ve hoca olarak da teknik direktör olarak da ona güvendiğini çok iyi anlamalı. Şu anda konuşacak fazla bir şeyim yok. 2 gündür buradayım, ama yaptığım konuşmaların sonucunda güzel şeylerin ortaya çıktığını düşünüyorum. Yavaş yavaş zaman içerisinde bunlar daha da belirgin olacak, güzel işler yapacağız diye düşünüyorum. Hep birlikte bir tek bunu söyleyebilirim. Sorumluluk alan oyuncuyu çok severim. Kişiliği olan, sorumluluğu üstüne alan oyuncuyu çok severim. Benim isteğim bu tür oyuncuyu antrenmanda en iyi şekilde hazırlamak. Florya'ya gelirken çok mutluydum çünkü mutlu olmazsanız verimli de olamazsınız.'' 

-''PİNO'NUN ÖĞRENECEĞİ ÇOK ŞEY VAR''- 
Fenerbahçe maçında iyi bir futbol sergileyen Pino ile ilgili bir soruyu Hagi, ''O genç bir oyuncu. Potansiyeli iyi, ileride her üç mevkide de oynayabilecek bir futbolcu. Öğreneceği çok şey var, ama kaliteli bir oyuncu'' yanıtını verdi. 

Oyun anlayışıyla ilgili açıklamalarda bulanan Rumen çalıştırıcı, şöyle konuştu: 
''Takımdaki oyuncuların durumuna göre iyi bir adaptasyon sağlamak gerekiyor. Geleceğe çok inanıyorum. Yani tek sistemle oynayacağız diye söylemiyorum, 4-3-3 başlarız ama daha sonra maçıngidişatına göre 4-2-3-1 olabilir yani değiştirebiliriz bunu. Ama futbol oynarken 2 konuya çok dikkat etmemiz gerekiyor, yani onlara sürekli söylüyorum. Topla oynama ve topsuz oyun. Bunlar sistem olarak değerlendirilecek bir şey değil. En önemlisi sahada oyuncunun bu konuları nasıl değerlendireceği çok önemlidir. Kolektif olarak ve bireysel olarak. Bireysel olarak, oyuncunun kalitesine bağlı bir konu.'' 

Hagi, defansif ve ofansif olarak savaşmaları gerektiğini kaydederek, ''Sadece kanat oyuncuları değil de bütün takım bu şekilde düşünmeli. Bütün takım olarak defansif olarak çalışmamız gerekiyor, ofansif olarak da bütün takımın buna katılması gerekiyor'' dedi. 

''Yapılacak çok şey var, kolay bir iş değil ve buradaki durumda çok zor bir durum'' diyen Hagi, çabuk adaptasyon sağlayarak, çabuk reaksiyon göstererek bu işleri toparlamalarının, durumu değiştirmelerinin gerektiğini söyledi. 

Hagi, her maçı tek tek düşünerek devam edeceklerini ve şu anda fazla puan durumunu düşünmeyeceklerini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: 
''Gelecekte neler yapacağız onu düşüneceğiz. Her maçtan maksimum verim almamız lazım. Derbiden sonraki haftanın ilk üç gününde, derbi maçının analizi yapıldı. Neler yaptığımızı görüştük. Bundan sonra Medical Park Antalyaspor ile ilgileneceğiz. Formda bir takım. Zor bir maç var önümüzde. Ama tabii ki kendi sahamızda oynadığımız için, bu maçı mutlaka kazanmalıyız diye düşünüyorum. Antalyaspor'la ilgili bütün bilgileri toplamaya, detayları almaya çalışıyoruz. Ama en önemlisi kendi takımımızın formda olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü kendi sahamızda oynadığımız için her şey bize bağlı. Ama gerçekten formda olan bir takıma karşı çıktığımızı unutmamalıyız. Dolasıyla kendimizi çok iyi hazırlamamız gerektiğini düşünüyorum. 

Taraftarlara da mesaj yollayan Hagi, ''Taraftarlarımıza şunu söyleyebilirim; bu durumdan yani Galatasaray'ın bulunduğu durumdan ancak hep birlikte çıkabiliriz. Dolasıyla kendilerinden takıma destek vermelerini ve her zaman yanımızda olmalarını rica ediyorum. Ve bu konuda her şeyimizi vereceğimizi unutmasınlar bundan emin olsunlar'' diyerek sözlerini tamamladı.

Sevincimiz skora değildi

Sevincimiz skora değildi..

Galatasaray kaptanı Arda Turan, sakatlığı hakkında bilgi verip, Fenerbahçe derbisine değinirken, Türk futbolu ve Milli Takım hakkında konuştu.
Lig TV'de yayınlanan ''21'' isimli programa katılan Ardı Turan, sakatlığı nedeniyle çok üzgün olduğunu belirterek, ''İnşallah 1 ay sonra sahalara döneceğim. Tribünde oturmak daha zor, sıkıntılı. Maçlarda insanın içi içini yiyor'' dedi.

Arda, Fenerbahçe maçını yöneticileriyle birlikte izlediklerini kaydederek, ''Maçta birbirimizi sakinleştirdik. Oynayamamak benim için en büyük ceza. Futbol oynamayı seven bir insanım. Oynamayınca maçlarda elim ayağım birbirine dolaşıyor'' ifadesini kullandı.

Derbi maçla ilgili görüşleri sorulan Arda, ''Fenerbahçeli taraftarlar bizi çok iyi ağırladılar, inanıyorum ki Galatasaray seyircisi de aynı şekilde ağırlayacaktır. Hiçbir taşkınlık olmadı. Olsaydı kameralara yansırdı zaten'' diye konuştu.

-''YURT DIŞINDA 2-0 GERİDEN BAŞLIYORUZ''- 
Arda Turan, Türk futbolcularının yurt dışında 2-0 geriden başladığını ileri sürerken, bunu sadece kendisinin değil, yurt dışına transfer olmuş futbolcuların da söylediğini dile getirdi.

Tuncay Şanlı ile bunları konuştuklarını kaydeden Arda, ''Türk pasaportlu olmak bir zorluk. 2002'de dünya 3.'sü oluyoruz, doğru dürüst kimse yurt dışına gidemiyor. 2008'de Avrupa 3.'sü oluyoruz kimseye teklif gelmiyor. Ama bizden çok daha düşük seviyedeki ülkelerin futbolcuları transfer oluyorlar. Bu bir gerçek, bunu düzeltmek de bizim elimizde'' şeklinde konuştu.

Arda, programa katılan bir seyircinin, ''Mesut Türk Milli Takımı'nı tercih etseydi, senin için oynama açısından bir sorun olur muydu'' sorusu üzerine Arda, ''Mesut yetenekli bir oyuncu, kararına saygı duyuyorum. Ama yetenekli oyuncular da birarada oynayabilir. Biz takım olarak düşünüyoruz, kazandığımız zaman hep beraber kazanıp, hep beraber kaybediyoruz. Mesut bizde olsaydı, ben oturup o oynayabilir, ben oynayıp o kenarda oturabilirdi. Futbolda böyle şeyler var'' dedi.

Avrupa'da başarılı olmaya ihtiyaçlarının olduğunu anlatan Arda, ''Bunu yürekten söylüyorum. Hangi takım olursa olsun, Avrupa'daki her başarıya ihtiyacımız var. Bursaspor ve Beşiktaş inşallah en iyi yerlere kadar giderler. Bursaspor'un UEFA'da devam etme şansı var. Önümüzdeki sezonlarda da Fenerbahçe ve Trabzonspor'un Avrupa'da başarılı olmasını isterim'' ifadesini kullandı.

Arda, Türk Milli Takımı'na herkesin güvenmesini isteyerek, ''Bu ülke insanı, ülkesinin takımınagüvensin. 2102'ye Avrupa Şampiyonası'na gitmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Benim inancım sonsuz. Hep beraber gideceğiz, bu şerefi, gururu yaşayacağız'' dedi.

Fenerbahçe maçında alınan skora sevinmediğini anlatan Arda, ''Bu maçta sevincimiz skora değil, mücadeleye, dik duruşa, inanca oldu. Taraftarlarımız takımlarına güvensinler'' diyerek sözlerini tamamladı.


Kewell çalışmalara başlıyor

Kewell sevinci..

Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'de 30 Ekim Cumartesi günü sahasında Medical Park Antalyaspor ile yapacağı maçın hazırlıklarını sürdürürken, Elano idmana katılmadı; Kewell'ın ise takımla çalışmalara başlayacağı açıklandı.
Florya Metin Oktay Tesisleri'nde, teknik direktör Gheorge Hagi yönetiminde yapılan antrenmanda futbolcular, ısınma hareketlerinden sonra top kapma ve saklama çalışması ile şut çalışması yaptı. İdman, futbolcuların 3 grup halinde dönüşümlüolarak dar alanda yaptığı çift kale maçla sona erdi. Çift kale maçta kırmızı grubu yenen Hakan Balta, Misimovic, Cana, Neill'in de yer aldığı beyaz grup, sevinç gösterisi yaptı.

Bu arada çift kale maçta bir pozisyonda birbirlerine sert giren Ali Turan ile Gökhan Zan kısa süreli sakatlık geçirdi. Acı içinde yerde kalan futbolculara sağlık ekibi hemen müdahale etti. Ali Turan, kısa bir sürede ayağa kalkarken, Gökhan Zan ise tedavisinden bir süre sonra takımdaki yerini aldı. Gökhan Zan'ın tedavisi sırasında teknik direktör Gheorge Hagi, bu futbolcunun yerine çift kale maçta oynadı.

-KEWELL YARIN TAKIMLA ÇALIŞACAK- 
Sarı-kırmızılı takımda gribal enfeksiyon geçiren Elano antrenmana katılmazken, belinde rahatsızlık nedeniyle tedavisi sürdürülen ve salonda çalışan Harry Kewell'ın yarın takımla çalışmalara başlayacağı bildirildi.

Tedavileri sürdürülen futbolculardan Milan Baros salonda çalışırken, Arda Turan ve Aydın Yılmaz ise kondisyoner yönetiminde koşu yaptı.

Sarı-kırmızılı takım, akşam saatlerinde yapacağı günün ikinci antrenmanıyla hazırlıklarını sürdürecek.


Başkan Fenerbahçe ile fark kapanacak dedi

''Fenerbahçe ile fark kapanacak''

2011 yılında resmen açılışı gerçekleşecek olan Türk Telekom Arena'nın kuzey tribününe resmen "Pegasus Hava Yolları" adı verildi.. Toplantıda konuşan başkan Polat, Fenerbahçe ile farkı kapatacaklarını söyledi.
Galatasaray Kulübü ile Pegasus Havayolları arasında sponsorluk anlaşması yapıldı.

Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat ile Pegasus Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı'nın katılımıyla Conrad Otel'de düzenlenen toplantıda, Pegasus Havayolları'nın, yapımı süren Türk Telekom Arena'nın kuzey tribünü isim hakkı anlaşması kamuoyuna ilan edildi.

Adnan Polat, Türk Telekom Arena'nın sarı-kırmızılı kulübün en büyük projelerinden biri olduğunu belirterek, ''İnanıyorum ki bu statla Galatasaray Kulübünde yeni bir dönem başlayacak. Türk Telekom Arena, dünyada 2016 UEFA kriterlerine uyan tek stat. Galatasaray, Türk Telekom Arena ile yeni bir heyecan yakalayacak ve yeni bir başlangıç yapacak'' diye konuştu.

Statla birlikte çok güçlü yeni ortaklarının da olduğunu ifade eden Polat, ''Pegasus Havayolları'na da bizi Türk Telekom Arena'da yalnız bırakmadıkları için teşekkür ediyorum. Kuzey tribünümüz en heyecanlı tribünlerimizden biri olacak ve oradaki taraftarlarımız, Pegasus gibi bizi havalara uçuracak'' ifadelerini kullandı.

-''DİĞER ŞİRKETLERE ÖRNEK OLMALI''- 
Polat, stat açılmadan Türk Telekom'un en çok konuşulan marka olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:
''Pegasus da çok iyi bir iş yaptı. Bu sponsorluğun diğer şirketlere de örnek olmasını diliyorum. Taraftarlarımıza da Türk Telekom Arena'da bizi yalnız bırakmamalarını, kombinelerini almalarını rica ediyorum. Galatasaray'ı sevenler bizi yalnız bırakmasın.''

-ANLAŞMA 3 + 3 YILLIK- 
Türk Telekom Arena'nın bilet, kombine, reklam ve sponsorluklar dahil yıllık gelirinin 78 milyon dolar civarında olacağını anlatan Polat, Pegasus ile 3 yıllık anlaşma yaptıklarını, ayrıca Pegasus'un anlaşmayı 3 yıl daha uzatma hakkının bulunduğunu söyledi.

Adnan Polat, yeni statlarının ocak ayı ortalarında açılacağını, büyük açılışın ise ağustos ayında gerçekleştirileceğini kaydetti. Stadın açılışı için Avrupa'dan büyük bir takımı getirmeyi düşündüklerini, ancak ocak ayında Avrupa'daki liglerde maçlar olduğunu anlatan Polat, bir gazetecinin sorusu üzerine de açılış maçını Fenerbahçe ile oynamayı düşünmediklerini, yabancı bir takım getirtmeyi istediklerini kaydetti.

Stattaki tribünlerden birinin Ülker'in adını aldığını anlatan Polat, ''Diğer iki tribüne de sponsor arıyoruz ve Galatasaraylı işadamlarının duyarlı olmasını bekliyoruz'' dedi.

-''EKONOMİK FARK ORTADAN KALKACAK''- 
Bir soru üzerine Fenerbahçe'nin stadının şu anki kapasitesiyle 8 yıldır faaliyette olduğunu ve yılda 50 milyon dolardan fazla gelir elde ettiğini vurgulayan Polat, ''Bu, 8 yılda 400 milyon dolar eder. Aramızda bu kadar ekonomik fark vardı. Stadımızın tamamlanmasıyla bu fark ortadan kalkacak ve ekonomik anlamda birbirimize yakın gideceğiz'' diye konuştu.

-SABANCI: ''AKILCI PROJELERE SPONSOR OLUYORUZ''- 
Pegasus Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı ise akıllı projelere sponsor olmayı bir gelenek haline getirdiklerini söyledi. Sponsorluklara 3 yıl önce Dünya Rüzgar Sörfü Şampiyonası ile başladıklarını hatırlatan Sabancı, ''Şimdi kuzey tribününe ismimizi koyuyoruz. Nasıl Türkiye'yi uçuruyoruz, bu tribünde oturan misafirleri de uçuracağız. Bu tribünün doluluk oranının Pegasus kadar yüksek olmasını diliyorum. Türk sporuna faydalı olabilmek istiyoruz. Bundan sonra hangi kulüp olursa olsun akılcı bir proje oldukça imza atmaya hazırız'' ifadelerini kullandı.

Galatasaraylı olan Ali Sabancı, bir basın mensubunun Fenerbahçe derbisiyle ilgili sorusuna, ''Geçen hafta Pazar günü iki duyguyu bir anda yaşadım. Sevindim; berabere kaldık diye. Sonra da üzüldüm, sevindiğime'' yanıtını verdi.

Konuşmaların ardından Ali Sabancı, Adnan Polat'a kaptan pilot ceketi hediye etti. Ceketi giyen Adnan Polat, Ali Sabancı ile birlikte basın mensuplarına poz verdi.

Yapılan anlaşma sonucunda Türk Telekom Arena'nın kuzeyinde yer alan 12 bin 250 koltuk kapasiteli bölüm ''Pegasus Tribünü'' olarak anılacak. ''Pegasus Tribünü''nde 2 adet stat restoranı, Galatasaray Store ve Galatasaray Müzesi bulunacak.


27 Ekim 2010 Çarşamba

2004-2010'a Hagi

2004'ten 2010'a Hagi!

Sabah yazarı Levent Tüzemen kaleme aldı.
Teknik direktörün görevi, çalıştırdığı takıma sadece antrenman yaptırmak, taktik vermek ve kondisyon yüklemek değildir. Teknik adamın öncelikli görevi "Kriz nasıl yönetilir?" kavramını bilmektir. Kaliteli ve akıllı bir teknik adam takım içinde bütünlüğü sağlar. Farklı karakterlerdeki oyuncuları ekip ruhunun altında toplar. Yaşanacak sorunları aile içinde çözer. Futbolcusunu kamuoyunun önüne atmaz; medyaya da malzeme olmaz.
Dünyada futbol artık teknik adamların üzerine kuruluyor. Arsene Wenger, Mourinho, Benitez, Alex Ferguson, Ancelotti gibi teknik adamlar yıldız oyuncular kadar medyada yer bulup ilgi görüyor. Bu hocalar, ayrı dilleri konuşan, farklı karakterlerdeki, aralarında jenerasyon farkı bulunan futbolcu grubunu yönetme becerisini gösteriyor. Yıldızlarla geçinmesini biliyorlar. Krizlerin nedeni değil, çözümü oluyorlar. Değişemeyen, kendini yenilemeyen, insan diyaloglarından uzak kalan hocalar da kaybolup gidiyor.

* * *

Gheorghe Hagi, 2004'te Florya'ya hoca olarak adım attığında "G.Saray'a kavuşmak sanki bir kızın peşinde koşmak gibiydi. Bunu sonunda başardım" demişti. 1.5 yıllık süreç içerisinde Hagi bir teknik adam olarak yukarıda belirttiğim kriterlere hiç uymadı. Neden?

Çünkü 39 yaşındaydı; içindeki futbolcu kimliği daha ölmemişti. Futbolcularına öğretmenlik yapacağına takım içindeki isimlerle (ki bazıları da eski takım arkadaşlarıydı) hep kendisini kıyaslamaya çalıştı. Zor, inatçı, dik kafalıydı. Çünkü Romanya'da top oynadığı dönemdeki rejim içinde hiç emir almamış, hep emreden kişi olmuştu. Bu karakteri ile teknik direktörlük yapmaya çalıştıkça krizlerin baş mimarı oldu. Yönetimle sık sık başı derde girdi. Antalya'daki hazırlık kampında sakatlanan Arif'in yerine çift kalede görev aldıktan sonra sahada yaptıkları, gol sevinçleri futbolcu kimliğinin hala ön planda olduğunu gösteriyordu. Kaybedilen bir maçtan sonra yaptığı şu yorum da içindeki futbolcunun dışarıya yansımasıydı: "Saha kenarında maçı çevirmek zor. Eskiden ben saha içindeydim. Bir frikik atıyordum ve iş bitiyordu. O zaman sahada canını dişine takan, kazanma hırsıyla yanıp tutuşan bir Hagi vardı."

* * *

Ama en önemli olayı da transferde yönetimle girdiği çekişmeydi. Transferleri Becali-Popescu ikilisi üzerinden yapma arzusuna yönetim set çekti. Hatta Hagi'yi Galatasaray'a teknik adam olarak getiren Ergun Gürsoy'un "Biz artık iki Rumen menajerden tranfser yapmayacağız" sözleri üzerine onunla tartışmış, Gürsoy istifa noktasına gelmiş, krizi rahmetli Özhan Canaydın çözmüştü. AEK'nın 80. kuruluş yıldönümü nedeniyle Atina'da oynanan özel maç öncesi Ergun Gürsoy, VIP Salonu duvarında Rivaldo'nun fotoğrafını Canaydın'a gösterince rahmetli başkan "İçim yanıyor. Beni sinirlendirme" demişti. Olay neydi? Olympiakos'u başarıdan başarıya koşturan Rivaldo'yu Canaydın almak istemiş, futbolculuk ruhunu içinden atamayan Hagi, "İstemem. Ona vereceğiniz paraya ben oyuncu- teknik direktör olarak görev yaparım" demişti.

* * *

Hagi, 5 Şubat 1965 doğumlu. Yani 45 yaşında; Artık yaşça futbolcu ruhunu içinde yaşatma şansı yok. Yarı para da verseler, tam para da verseler çıkıp Galatasaray'da oynayabilecek fizik güce sahip değil. Hagi'nin kazanma ruhundan, mücadele azminden, çalışkanlığından en ufak şüphem yok. Çalışmadığı dönemde iç hesaplaşmasını iyice yaptığını düşünüyorum. İlk teknik adamlık dönemi sonrası bazı kötü huylarından arındığına inanıyorum. "Evim" dediği Galatasaray'ın futbolculuğunda olduğu gibi teknik direktörlükte de Hagi'ye başarı merdiveni olacağını umuyorum. Bu yolda da en büyük yardımcısı Tugay Kerimoğlu olacaktır. Çünkü Tugay ve Hagi birlikte oynarken Galatasaray'da kafa yapıları en çok uyuşan iki candan arkadaştı. Hatta Hagi, Tugay Glasgow'a gitmeden önce SABAH Spor Servisi'ni ziyaretinde şu yorumu yapmıştı: "Müthiş bir futbolcu. Oyun zekası süper. Avrupa'ya da gitse uzun yıllar oynar." Hagi, sanki geleceği görmüştü. Tugay, Galatasaray çağırdığında hiçbir kompleks göstermeden altyapıda göreve başladı. Tugay Kerimoğlu kariyerindeki birçok futbolcu bu görev önerildiğinde burun kıvırır. Hagi, Tugay'ın kıymetini bilmeli, yeri geldiğinde aklına güvenmeli.

Mezarlıktan geri dönen ve gömülmeyi reddeden tek şey karaktermiş. Hagi'nin zaman içerisinde öfkeleri, inatları, sürtüşmeleri olacaktır. Tugay, böyle anlarda Hagi'yi durdurmasa da yavaşlatan faktör olmalıdır. Hagi de, yöneltilen sorular hoşuna gitmese de frene basmalı, ani tepki koymamalıdır.

Ben Hagi'nin futbol bilgisine, taktik zekasına, çalışkanlığına ve hırsına inanıyor ve güveniyorum. Galatasaray'ın ikinci kez Hagi'ye kucak açması Karpatlar'ın Maradonası için büyük bir nimettir. Ya tekrar "I love you Hagi" olarak zirve yapar ya da akademisine eğitmen olarak geri döner.


16 Ekim 2010 Cumartesi

G.Saray'da 3 eksik




Dünkü antrenman Elano, Gökhan ve Neill'den yoksun gerçekleşirken, Cana takıma dahil oldu

FİZYOTERAPİST EŞLİĞİNDE
Sezonun 8'inci haftasında yarın MKE Ankaragücü'nü ağırlayacak Galatasaray, bu karşılaşmanın hazırlıklarını 3 eksikle sürdürdü. Düz koşu ve topla taktik çalışmanın yapıldığı antrenmanda tedbir amaçlı dinlendirilen Elano'nun yanı sıra fizyoterapist eşliğinde çalışmaya devam eden Gökhan Zan ve Lucas Neill yer almadı.

DÜZ KOŞU YAPMIŞTI
Öte yandan Arnavutluk- Bosna Hersek karşılaşmasında ayak bileğine aldığı darbe nedeniyle İstanbul'a sakat dönen ve önceki günkü idmandadüz koşu ile yetinen Lorik Cana, dün takımla birlikte çalıştı. Buna rağmen Arnavut futbolcunun yarın forma giymesinin zor olduğu belirtildi.

Kaynak: fotomac.com.tr / 16.10.2010 03:22

Galatasaray - Ankaragücü 91.randevu

Galatasaray ile Ankaragücü 91. randevuda!

Galatasaray ile Ankaragücü lig tarihinde yarın (pazar) 91. kez karşı karşıya gelecek.
İki takım arasında ligde şimdiye dek yapılan 90 maçta, Galatasaray'ın galibiyet sayısında 57-14 gibi büyük bir üstünlüğü göze çarpıyor. Taraflar, 19 maçta ise eşitliği bozamadı. Galatasaray'ın ligde attığı toplam 182 gole, başkentin sarı-lacivertli ekibi 74 golle karşılık verebildi.

Geçen sezonki maçları Ankara'da Ankaragücü,İstanbul'da da Galatasaray aynı skorla 3-0kazandı.

-GALATASARAY, İÇ SAHADA AÇIK ARA ÖNDE- 
Galatasaray, ev sahibi takım sıfatıyla oynadığı lig maçlarında galibiyet sayısı bakımındanAnkaragücü'ne büyük üstünlük kurdu.

İki takım şimdiye dek İstanbul'da 44 kez karşı karşıya gelirken, Galatasaray 34 kez, Ankaragücü ise yalnızca 2 kez galip gelebildi. İstanbul'daki 8 maç da berabere sonuçlandı.

Bu arada, iki takım arasında 2008-2009 sezonunda İstanbul'da oynanması gereken maç, Galatasaray'ın cezası nedeniyle Kayseri'de yapıldı ve sarı-kırmızılı ekip 1-0 galip geldi.

-EN FARKLI SKORLU GALİBİYETLER- 
Galatasaray, Ankaragücü karşısında lig tarihindeki en farklı galibiyetini, 1992-1993 sezonunun son haftasında, Ankara'da 8-0'lık skorla elde etti. Sarı-kırmızılı ekip, bu sezonu Beşiktaş'ın önünde averajla şampiyon tamamladı.

''Cim Bom'' ayrıca, 1995-1996 ve 1999-2000 sezonlarındaki maçlarda 5-0 galip geldi.
Ankaragücü ise Galatasaray karşısında ligde en farklı galibiyetini, geçen sezonun ilk yarısındaAnkara'da yapılan maçta 3-0'lık skorla aldı.

-SON 10 MAÇ- 
İki takım arasında lig tarihinde yapılan son 10 maçta alınan sonuçlar şöyle:

Sezon Maç Sonuç 
2005-2006 Ankaragücü - Galatasaray 0 - 1
Galatasaray - Ankaragücü 2 - 0 (Seyircisiz)
2006-2007 Galatasaray - Ankaragücü 1 - 1
Ankaragücü - Galatasaray 1 - 2
2007-2008 Galatasaray - Ankaragücü 1 - 0 (Seyircisiz)
Ankaragücü - Galatasaray 0 - 4
2008-2009 Ankaragücü - Galatasaray 0 - 3
Galatasaray - Ankaragücü 1 - 0 (Kayseri'de)
2009-2010 Ankaragücü - Galatasaray 3 - 0
Galatasaray - Ankaragücü 3 - 0